mirebota Ahmet Altan'a Cevap mirebota@hotmail.com 8 Aralik 27.0 Sali
Sayın Ahmet Altan,
Öncelikle sizin son zamanlardaki görüşlerinizin çoğuna katılmadığım halde sizi çok seven bir okuyucunuz olarak başlayayım yazıma.
Sizin çoğu kitabınızı okuyan biriyim. Aldatmak, İsyan Günlerinde Aşk, Kılıç Yarası gibi, Kristal Deniz Altı, En Uzun Gece... vs okuduklarım kitaplar arasındadır.
Bu yazdıklarım sizi etkilemesin. Sizi etkileyeceğini de düşünmüyorum zaten. Ama sizi yakından tanıyan - eserlerinizle ve görüşlerinizle demek istiyorum- biri olarak sizin Ergenekon hakkındaki düşüncelerinize neden katılmadığımı anlatacağım.
Sizin ve kardeşiniz Mehmet Altan'ın ikinci cumhuriyetçilikle suçlandığınız çoğu zaman sizi çevremde savunmuşum. Savunmuşum dediysem sizin yaptığınız bir hatadan dolayı sizi savunmak anlamına gelmiyor bu, sizi bilmeden eleştirenlere karşı sizi anlatarak savundum. Sizin ikinci cumhuriyetçi veya neo-liberal görüşlerinize karşı değilim, bilakis sizi bu konuda çok destekliyorum. Bu ülkenin kurtuluşu için ve insanlık için en iyi siyasi düşünce olarak liberalizmi görüyorum. Liberalizmle yönetilen ülkelerin refah seviyesi ve insan hakları konusundaki konumları ortadadır. Onun için insanlık için her ne kadar olumsuz tarafları olsa da diğer siyasi düşüncelere göre en iyi idari, ekonomik ve siyasi düşünce olduğundan şüphem yoktur.
Şimdi esas konuya geçiş yapayım. Ergenekon hakkında Demokratlara, DTP ve bazı Kürtlere yani kısacası tarafsızlara karşı haksız eleştirileriniz olduğunu düşünüyorum. Size hak verdiğim noktalar var ama, hak vermediğim noktalara değineceğim.
Altan bey, siz Kürtleri ve diğer Tarafsızları eleştirirken bunların genelde bir belek sorunu yaşadıklarını, kendi düşmanlarıyla hesaplaşamamalarına anlam veremediğinizi söylüyorsunuz.
Düşmanlarına aşık olduğunu düşünüyorsanız eğer o zaman siz birilerinin avukatlığını yapayım derken bunları hiç göremiyorsunuz. Kimin avukatlığını demek istedim açıktır. Onun için isim vermeyeceğim.
Ama bunu söylerken Ergenekon örgütünün Tarafsızlara ve Kürtlere neler yaptıklarını bilmiyormuş gibi konuşuyorsunuz genelde. Siz Kürtlerin ve diğer Sol fraksyonların neden Susurluk'a karşı çıkıpta Ergenekon’a örgütüne karşı tarafsız kaldıklarına anlam veremediğinizi söylüyorsunuz. Her gün sorduğunuz bir soru var; Susurluk çetesine karşı çıkanlar neden Ergenekon örgütüne (çetesine ya da Terör Örgütü de diyebilirsiniz) karşı tarafsız kalıyorsunuz diyorsunuz.
Bu soruyu onlara sorunca onların yüzlerinin alacakları ifadeyi merak ettiğinizi söylüyorsunuz. Bu soru sık sık duyduğumuz bir soru oldu. İşte o sorunun cevabını vermek için ben siz bu yazıyı yazıyorum.
Ve o sorunun cevabını vereceğim kendi adıma onlardan biri olduğumu düşündüğüm için. Çünkü sizin beklediğiniz gibi bir şekle girmiyor bu yüzüm .
Ergenekon örgütü, sizinde bildiğini düşündüğüm ama, galiba o konuda bir belek sorunu yaşadığınızı sandığım - öyle görünüyor çünkü- NATO tarafında soğuk savaş döneminde Komünizme karşılık ya da diğer adıyla S.S.C.B'ye karşı kurulmuş Gladio/Gladyo'nun Türkiye’deki ismidir.
Bu isim neo-liberal sistemin kuruyucusu olan emperyalist Batı (AB), ABD ve onların uşaklığını yapan diğer karakol devletlerin derin örgütlenmesiydi.
1991 de soğuk savaş bitince dünyadaki Gladio çeteleri ortadan kaldırıldı. Ama bazı ülkelerde bu derin çeteler soğuk savaşın bitmesi ile işsiz kalınca, kendi çetelerini kurmaya başlayıp bir tür milli mafya örgütlerine dönüştüler.
Türkiye’deki uzantıları 1990'lardan sonra işte böyle bir yol izledi. Derin devletin ve AB(D) egemenliğinin etkisin azaldığı bu çeteler, zamanla çok güçlenip iktidarı yön veren ve onları istedikleri zaman post-modern darbelerle yönetimden uzaklaştıracak güce ulaştılar. Bunlar kendilerini meşru göstermek için kullandıkları; Vatan-Millet-Sakarya maskeleri vardı. O maskeleri ile 1990'lı yıllarda binlerce failli meçhul (Bazı için faili belli, ki sizin içinde failli belli olmalı...) cinayetler işlediler.
Artık Komünizm tehlikesi ortadan kalkınca yeni tehlike bölücülük ve irtica olmuştu. Ama bugün her ne hikmetse Ergenekon örgütünü temizleyeceklerini ve onlarla Demokrat bir Türkiye için mücadele ettiklerini iddia enenler bunların sadece 'irticai' yönünü ön plana çıkarıp, onların deyimi ile bölücülerle işbirliği içerisinde olduklarını iddia ediyorlar. Geçen günkü Yeni Şafak gazetesinin manşetti bu yöndeydi. İddiaları dayandırdıkları Tuncay Güney bunu her ne kadar Mehmet Ali Birand ve Rıdvan Akar'ın birlikte sondukları "32. Gün" programında Tuncay Güney tarafından yalanlandığı halde - ki bence Tuncay Güney'in bu konudaki fikirleri çok önemli olmamakla beraber- sizin Taraf Gazeteniz ve AK Partili medya tarafından pek görülmedi.
Ergenekon'un 1990'larda işledikleri 'siyasi' cinayetleri görmemezlikten gelip, AK Parti'nin, bunlarla başının derde girmesi ile bunlarla girdiği 'iktidar mücadelesini' demokrasi sınavı olarak iddia etmeniz bize inandırıcı gelmemektedir. Ama diğer tarafta AK Pati'nin yapacağı her türlü temizliğe destek veriyorum. Bu her ne kadar kendi evinin önünü temizlemek gibi bir şeyde olsa.
Eğer AK Parti samimi olsaydı, daha 1996'daki Susurluk olayı ortaya çıktığında Ak Pati'nin kökenini oluşturan Milli Görüş çizgisinin lideri Necmettin Erbakan olaylar hakkında, 'fasa-fisso' demezdi.
Sn Başbakanımız Recep Tayyip Erdoğan’nın Kürt sorunu konusundaki düşünceleri bize pek umut vaat etmiyor. Sn Başbakanın Almanya’daki Türk göçmenler istediği hakları, 5000 (Beş Bin) yıldır bu kadim topraklar üzerinde yaşayan Kürt halkından esirgemesi ve resmi devlet politikaları ile Kürt Sorununda çözümsüzlükte ısrarı ister istemez Kürtleri AK Parti'den uzaklaştırıyor. Bunun en somut örneği de 2008 kutlanan Newroz/Nevruz'a halkın hiç olmadığı kadar kitlesel bir şekilde kutlaması oldu.
Birde bu Newroz olaylarında yaşanan şiddet olayların görülmemesi vardı, sizin ve diğer Ak Partili diğer medya tarafından...
Ama konumuz Ergenekon olduğu için ara sıra bunları size hatırlatıp geçmek istedim. Mesela sizin yapılan zamlar konusundaki görmemezliğinizden ya da 1 Mayısta ve 8 Mart kadınlar Gününden ya da Tuzla tersanesindeki ölüm olaylarına girmeyeceğim. Başlıklar halinde size hatırlatıp AK Parti'nin bu konudaki tavırlarını siz Taraf'lı medyaya bırakacağım.
Ergenekon örgütünün temizlenmesiyle Kürt Sorununu ve ülkenin diğer sorunlarının çözüleceğini iddia eden yazılarınız bize pek gerçekçi gelmiyor. Bizi yönlendireceğini sanıyorsanız eğer yanılıyorsunuz. Ha! eğer Ümit Fırat, Altan Tan ve Mehmet Metiner gibi şahsiyetleri Kürt aydını olarak kabul eidyorsanız o zaman sorun yok.
O zaman 70-75 AK Partili Kürt kökenli vekili de siz Kürt halkının temsilcisi sayabilirsiniz. Onlar mecliste bir defa bile 'Kürt' kelimesini bile ağızlarına almaktan sakınanlar nasıl Kürtleri temsil ediyor onu da merak ediyorum.
Eğer Ergenekon gerçekten temizlenmek isteniyorsa ve Ergenekon’un Fıratın doğusundaki devamına da el atılacak diye bir güvence verilecekse her Kürt ve her demokrat destek veriri. Ama Eğer AK Parti ile Ergenekon ve onların uzantılarının bir iktidar mücadelesi ise kusura bakmayın 'Tarafsızlar' tarafsız kalacaklar.
Çünkü, AK Pati ve onun uzantısı olan cemaatlerin Kürt sorunu konusundaki tavırları bellidir. Bunu onların yayın organlarından anlayabilirsiniz. Tabii görmek istemek gibi bir isteğiniz varsa.
Eğer öyle bir isteğiniz olsaydı AK Parti'nin Kürtleri oto-asimilasyona tabii tutmak isteyen bir eylem planı belgeleri ile ortaya çıktığında, o haberi gazetenizde küçük bir köşede haber yaparak geçiştirmezdiniz. Eğer Asimilasyonun ve halkın açlıkla terbiye edilmesini bir insanlık suçu olarak görseydiniz, bir "insan hakları savunucusu ve Demokrat bir Aydın (Entelektüel)" olarak haberi öyle geçiştirmezdiniz.
Yok, ben sadece AK Parti için Demokratım diyorsanız o zaman kusura bakmayın, Kendine demokrat ve Kendine Müslüman olanlarla işimiz olmaz.
Kürt Sorunu Türkiye'nin en önemli sorunu olduğu halde siz bunun çözümü için uğraşacağınıza bu demokratik hareketi baltalamaya çalışıyorsanız, o zaman kusura bakmayın biz sizinle ne aynı Taraf'ta oluruz ne de sizin gibi başkaların Taraftarı oluruz.
AK Partinin iktidar mücadelesi için -O da başka çaresi kalmadığı için- yaptığı mıntaka temizliğini destekleyen her Kürd'ün Ergenekon'u desteklemesi gibi bir şey olacağının farkında.
Taraf'lı bir demokrasi havariliği içinde bulunuyorsunuz. Eğer gerçek amacınız demokrasi olaydı tutuğunuz tarafın yanlı olduğunu görürdünüz.
Failli belli cinayetlerde, Köy yakmalarda, Susurlukta, Şemdinli'de... kısacı; Kürt Sorununda taraf olması gerekenler, bu sorunları yıllarca saklayıp Ergenekon ve derin devletten 'Taraf' olanların sıkıştıkları bir zamanda iktidar mücadelesi vererek, halkı kandırarak, 'ya bizden tarafsınız ya da onlardan' demeye hakları yoktur.
Eğer AK PARTİ ve taraftarlı samimi olsalardı o zaman ÖDP genel başkanı Sn Ufuk Uras'ın meclise verdiği, "Darbe girişimleri/ girişimcileri araştırılsın ve Darbeciler yargılansın" adı altındaki meclis araştırmasına DTP dışında AK PARTİ "DE" destek verirdi. Bu konuda sadece bir AK PARTİLİ vekil destek verdi, daha sonra da desteğini (imzasını) çekti. Meclis Araştırması için DTP'nın tüm vekilleri destek verdi. Bunu görmek ve bunun üstünde konuşmak işinize gelmedi galiba!
Nasıl ki çok sayıda Türbanlı Akademisyen, Yazar ve Değişik mesleklerdeki Türbanlılar, "Kürt Sorunu çözülmeden, Yasaklar ve baskılar ortadan kaldırılmadan, Ayrımcılıklar ortadan kaldırılmadan biz ÖZGÜR OLAMAYIZ" şeklindeki Deklerasyonunu görmeyen/görmezlikten gelen, sizin demokratlığını savunduklarınız gibi.
Evet Sn Ahmet Altan, benim size cevabım bu. Daha anlatacak çok şey var. Ama bu yazıyı sizin gazetenize göndermeyi düşündüğüm için çok uzun olmasını istemedim. Eğer gerçekten Kürtlerin ve diğer Demokratların tarafsızlığı sizi rahatsız ediyorsa ve onların ne düşündüklerini merak ediyorsnız bu yazımı Taraf/HerTAraf köşesinde yayınlarsınız. O zaman belki başkaları da benim gibi düşündüklerini yazıp sizin aracılığınızla sizin gibi düşünen diğer Taraf'çı ve Tarftarların ne düşündüğümüzü anlamış olursunuz.
Umarım biraz da Taraf'sız olursunuz. Ya da Geçek Taraf olursunuz
NOT: Bu yazı Sn Ahmet Altan'nın Genel Yayın Yönetmeni olduğu Taraf Gazetesine de gönderildi. Ama daha yayınlamadılar.
mirebota mirebota@hotmail.com
Bu köse yazisi 579 defa okundu.
[ Geri Dön: mirebota ] - [ Yazarlar İndeksi ]
|
|
|
Onaylanmış Yorumlar (Not: Yazdığınız yorumlar yöneticiler tarafından onaylandıktan sonra yayına girer) |
|
|
|
Ahmet Altan'a Cevap Gönderen: Misafir Tarih: 2008-09-03 08:29:45 Puanim:
yazınızın içeriğine hele hele üslubunuza hiç katılmıyorum yani ahmet altanı eleştirebilirsiniz neden yazıya ben onun şu kadar kitabını okudum diye bir uslupla giriyorsunuz bu bir kere sizin bu işlerde acemi olduğunuzu gösteriyor bir diğer husus ergenekon konusunda ahmet altan bazı çevrelerin tutumu konusunda çok haklı sizin korumaya çalıştığınız çevreler açık açık ergenekoncuları savundular açık abdullah öcalanın avukataları vasıtasıyla gönderdiği şeylere bakın apo demedimi doğu perinçek suçsuzdur bırakılması lazım herkes okudu bunu siz onu görmeyip ergenekonun çözülmesine yüzde yüz katkıda bulunan bir yazarı eleştiriyorsunuz insaf el insaf
|
Ahmet Altan'a Cevap Gönderen: Misafir Tarih: 2008-08-26 12:20:34 Puanim:
niye bu kadar asabisiniz böyle asabi asabi sizi okuyanlara cevap yazılırmı birde sitenin yönetcisisiniz yazlırınızın güzelliği bu asabiliğ*iniz yüzünden kayboluyor sizi sükunete davet ediyorum korkumdan yazınızı eleştiremedim hemen cevap yazıp bana kızarsınız diye yazarlar her görüşe ve her eleştireye açık olmalıdırlar KEREM ATİK
|
Ahmet Altan'a Cevap Gönderen: sefik72 Tarih: 2008-08-06 21:34:31 Puanim:
Evet henüz yolun başında olan ve kalemi eline yeni alan bir yazar adayı olmandan ötürü seni tebrik ediyor ve destekliyorum.Yazının haklı tarafları var .Ama ben Ahmet ALTAN'' a yonelttiğin eleştirilerin biraz sert olduğunu düşünüyorum.Bence hepimiz biraz sabretmeliyiz bu dava sonucu çok onemli, sonucunu gormek çok uzak bir vakitte de olabilir ancak şu an bu dava sürecı de çok önemli, dikkatli olmalıyız.Bu davanın güneydoğudaki uzantılarını gormeyi hepimiz çok isteriz o zaman herkesin ne tarafta olduğu apaçık ortaya çıkacaktır.Ancak şu anda AKP'' nin bu davanın üzerine gitmesi için elimizden geleni yapmalıyız, bunu herkes ister AKP'' ye yeri gelİnce muhalefetimizi yapacağız, eleştireceğizi yönelteceğiz tabiki ama ; şu anda bu davanın üzerine gidilmesi ve özellikle güneydoğu bağlantılarının günyüzüne çıkarılması için AKP'' ye destek olmamız gerekiyorsa olmalıyız diye düşünüyorum. Sana tekrar yazı hayatında başarılar diliyorum.
|
| |