Bu Feryadı Duyun
9 Mayıs 2010
"Benim o konuda hiçbir umudum yok açıkçası. Aslında Kürt halkının Türk halkıyla, Türk halkının Kürt halkıyla bir problemi yok bana kalırsa. Burada bazı grupların kendi aralarında hesaplaşması var. İnanın, şu şehit cenazelerinde boşuna bağırıyoruz: “
Şehitler ölmez, vatan bölünmez” diye. Tamam bağırıyoruz da, ne oluyor? Otuz yıldır aynı şekilde bağırıyoruz, değişen bir şey var mı? Bu halkın da bilinçlenmesi lâzım... İnsan tarihine şöyle bir dönüp bakmaz mı, beş yüz yıldır, altı yüz yıldır aynı oyun oynanıyor. Döndürüp çevirip aynı şeyi yapıyorlar. Bu ülke nasıl parçalanmış, ortaya teker teker çıkarın. Bu halkların kavgası değil. Bunlar, tabii çok derin konular.
Bakın insan çocuğunu askere göndermeye korkar mı? Oralar vatan toprağıysa şâyet, oralar bizim vatanımızın toprağı, ben oraya asker göndermeye niye korkayım? Ya, insan vatanından korkar mı ya? Bu nedir bu? Bunun adı tam bağımsızlık mıdır? Bu asla öyle bir şey değildir. Kimse konuşmasın o zaman. Kimse çıkıp “
Tam bağımsız Türkiye” demesin o zaman. Acı olan bu zaten."
Yukardaki sözler Tunceli'deki, PKK baskınında yaşamını yitiren askerin, eşi Lale Koçyiğit'e ait.
Lale Hanım ben kendi adıma acınızı paylaşmak istiyorum.
Ve eşinize Allah'tan rahmet dileyerek, mekanının cennet olmasını temenni ediyorum.
Çatışmalar yine yoğunlaştı.
Ülkenin dört bir yanından evlatlarını kaybeden annelerin, babaların, eşlerin, kardeşlerin feryatları yükseliyor.
Çok acı.
İçim acıyor...
Ölen her Türk'le,
Her Kürt'le,
Ben de ölüyorum.
Lale Koçyiğit'in sözleri hançer gibi yüreğime saplandı.
O an kendimi, onun yerine koydum.
Oğlumu düşündüm.
Ve bu savaşta ısrar edenlere,
Karşı dudaklarımdan,
Şu sözcükler döküldü,
Ölenler, sizin çocuklarınız değil,
O yüzden bu kadar rahatsınız,
Onun için bu kadar pervarsızsınız.
Yetti ama.
Yeter artık.
Düşün bu halkın çocuklarının yakasından.
Bitsin bu kavga.
Lale'nin feryadını duyun.
Bu feryada kulak verin.
Kimse farkında değil ama ülkenin batısıyla,doğusu arasındaki fay hattı kırıkları her yeni ölümle birlikte daha da derinleşiyor.
Ben bir Kürt olarak, kimsenin benim adıma silah sıkmasını istemiyorum.
Böyle bir hak olamaz.
Bu yöntemle hak, hukuk, adalet,özgürlük elde edilemez.
Tek bir çocuğun, bir annenin, bir eşin, bir kardeşin akan gözyaşı, yeryüzündeki bütün kazanımlardan çok daha değerlidir.
Bırakın bir çocuğun gözyaşının akmasını, bu coğrafyada yıllardır akan gözyaşları ırmak oldu.
Değer mi ?
Değmez.
Silahla özgürlük kazanılmaz.
Esas olan Gandi olmaktır.
Gandi tarzı mücadele etmektir.
Öfkeliyim ve hüzünlüyüm.
Olup biteni anlamlandırmakta zorlanıyorum.
Ve anlamıyorum.
Son söz;
Lütfen birbirimize kıymayalım...
YORUM EKLEYorumlarınız bizim için değerlidir. Siz de bu yazı ile ilgili yorumunuzu yazın!
ARKADAŞINA GÖNDERYorumlarınız bizim için değerlidir. Siz de bu yazı ile ilgili yorumunuzu yazın!
Bu köse yazisi 755 defa okundu.