Son yılarda Siyaset mürit şeyh ekseni etrafında devam etmektedir. Parti liderleri
kendilerini şeyh, partilileri ise bir mürit gibi görmeye başlamışlardır. Her ne kadar müritlik irşat öğrenmek isteyen
öğrenciler olarak anlamı olsa da de son dönemlerde siyaset de müritlik mekanizmasına benzer bir yapı kendine kurmuştur.
Siyasetçiler adaylıkta demokratik olan delege seçimini uygulamayı bırakıp kafa kol ilişkileri ile sürdürmüşlerdir, lider
sultası, liderin iki dudağı arasındaki adaylık süreci ile siyaset yapmayı düşünen insanları bağımlı bir kul ve mürit haline
getirmiştir. Halkı bir sürü olarak gören bu günkü zihniyet siyasetçileri kendilerine iyi bir mürit mekanizmasını
kurmuşlardır. Yukarıdan aşağıya kadar dalkavukçu, yağcı bağımlı müritler siyasetçilerin etraflarını sarmıştır. Her
siyasetçinin etrafında sürekli kendini gösteren ve her defasında bağımlı olduğunu tekrarlayan bu müritler küçük de olsa
beklentilerini de arada dile getirirler. Halk tarafından sevilmeyen bu çıkarcı müritler adeta siyasetçiyi de halktan izole
etmişlerdir.
Milletvekilleri, Belediye başkanları ile sürekli beraber olan bu çıkarcı müritler bağımlı ve beraber
olduklarını göstermeye çalışırlar. Her yelpazedeki partilerde siyaset yapanlar ne yazık ki partilerinin görüşlerine adeta
hapis
Olmuşlardır. Hiç bir kararı tartışmayan doğru yanlış uygulayan bir robot siyasetçi olmuşlardır.
Kahramanlıklarını, Toplumda örnek insan olarak görmediğimiz, Üretemeyen, istihdam yaratmayan, Yeteneği şüpheli,
topluma yeterince güven vermeyen siyasetçilerin bağımsız olarak girmiş oldukları seçimlerde mağdur rolünü oynıyarak on
binlerce oy almaları halkın sürü psikolojisini aşamadığını, müritliğin siyasete tutuğunun en güzel göstergesidir. Cahil
insanların çok olduğu memleketimizde ne yazık ki çoğunluk oluşturan siyaset müritliğinden kurtarmak hiç kolay
olmayacaktır. En yakınım, en yakın fayda alacağım, en yakın düşüncemdeki, düşünmeler bizi doğrudan, gerçekten
uzaklaştırmıştır. Demokrasilerde çoğunluklara saygı duymak gereklilik olsa da her zaman çoğunluğun verdikleri kararlar
doğru değildir. Yanlış her zaman yanlıştır. Yanlışlar bizi her zaman geriye doğru getirmiştir. Bu günkü geri kalmışlığımızın
tek nedeni bu olsa gerek. Yakınımız olsa da, Görüşümüzün partisi olsa da yanlışını desteklemede toplumsal da bireyselde
olsa menfaat yoktur. Geçmişi başarılı tecrübesi olan yeteneği kapasitesi olan toplumsal dinamiğimiz olan insanlar her şeye
rağmen bizim vazgeçilmez doğrularımız olmalıdır. Yanlış insanlara geçit vermemeliyiz. Yanlışların yanında olan, destekleyen
mürit olmayalım. Duygularımızın esiri olmayalım. Sağduyulu olalım,insanlara örnek olalım, doğrularda direnelim.
Doğrularımızda ısrar edelim. Kim olursa olsun yanlış yapma lüksü olmamalıdır. Siyasetteki şeyhin müridi, ağanın müridi,
milletvekili müridi, başkanın müridi, parti müridi kısacası siyaset müridi olmayalım. Cahiliye dönemini kapatıp müritliği bize
dayatanlara karşı çıkalım. Göreceksiniz sorunlarımızın çoğu çözülecektir.
Vakti zamanında bir şeyhin yanında ilim tahsil eden bir mürit, artık
kemale erdiğini düşünüp memleketinde irşat için şeyhinden izin ister. şeyhi de birkaç yıl daha kalıp ilmi siyaseti de
öğrenmesini tavsiye eder. Mürit buna gerek yok deyip gitmekte ısrar edince izin verir.
Yolu üzerinde bir
kasabadan geçerken cuma vakti gelir ve bir camiye girer. Bakar ki hoca cahilin biri, her sözü safsata, buna itiraz edip
cemaati uyarmaya kalkar. Uyanık cami hocası cemaate böyle zındıklar bu dini yıkmak için uğraşırlar deyip müridi cemaate
bir güzel pataklatır.
Adam perişan bir vaziyette şeyhine geri döner, durumu anlatır, bir kaç yıl ilmi siyaset
öğrenir, tekrar memlekete gitmek için yola koyulur, aynı kasabada aynı camiye uğrar, bakar ki aynı, imam yine zırvalıyor,
bu sefer cemaate der ki: Ey cemaat bu hocanızın kıymetini iyi bilin, bunun sakalının bir kılını yanında bulundurarak ölen
cennete gider. Cemaat hocanın sakalına hücum edip adamın bütün sakallarını yolar.Topluma hizmet etmek için elbette
siyaset lazımdır.Ama şahsiyetli demokratik saygın siyaset bizi geliştirir.Temiz siyaset olmasa olmazlarımız arasında yer
almalıdır.Saygın üreten demokratik siyasete dönüş için mücadele önceliğimiz olmalıdır.insanca yaşam istiyorsak insanca
siyasete güç vermeliyiz.
