Tecavüzcüler Silahlanacak
24 Mart 2010
Hangi suçtan hüküm giyerse giysin, “
ölüm tehdidi altındayım” diyen suçluların silah ruhsatı almasının önü açılıyor...
Silah Kanun tasarısında son anda değişikliği yapıldı.TBMM İçişleri Alt Komsiyonu, yaptığı sürpriz toplantıda hangi suçtan hüküm giyerse giysin, “
ölüm tehdidi” altında olduğunu ispatlayan her suçluya silah ruhsatı alma yolunu açtı. Katilleri dahi kapsayan yeni düzenlemedeki tek şart, kurulacak özel komisyonun izni. Alt komisyonun önceki günkü toplantısında, herkese silah alabilmenin yolunu açan değişiklik, “
Silah edinme şartlarını haiz olmayan, ancak 5. fıkranın a bendinde belirtilen suçlardan mahkum olanlar dışında kalan” ifadesinin tasarıdan çıkarılmasıyla sağlandı. Böylece ömür boyu silah ruhsatı almayı engelleyen suç tasnifinden vazgeçilmiş oldu. Madde metni, “
İşlediği suçlar nedeniyle silah edinme şartlarına haiz olmayan kişilere ancak hayatı ciddi tehlike içinde bulunduğu hususunda somut vakaların varlığı halinde valinin başkanlığındaki komisyon kararıyla silah ruhsatı verilebilir. Komisyon kararlarını oy birliğiyle alır” şeklinde düzenlendi.
Kimler alamıyordu?
İlk metinde ölüm tehdidi altında dahi olsa ruhsat alınmasını engelleyecek suçlar şöyle belirlenmişti: kasten adam öldürme, cinsel saldırı, çocukların cinsel istismarı, nitelikli hırsızlık, yağma, dolandırıcılık, hileli iflas, uyuşturucu imali, ticareti, uyuşturucu bulundurmak, sahtecilik, fuhuş, kumar oynatmak, dilencilik, ihaleye fesat karıştırma, zimmet, irtikap, rüşvet, kara para aklama, devletin güvenliğine ilişkin belgeleri yok etme, devlet güvenliği ile ilgili belgeleri elinde bulundurma , göçmen kaçakçılığı, insan ticareti.
Bu haber yeni 23 Nisan 2010 tarihli bir haber.
Bizler Siirt'te yaşanan olayın şokunu daha üzerimizden atlatamadan, Vatan gazetesinde bu haber yayımlandı.
Haberin meali şu; çocuklara cinsel istismarda bulunmuş olanlar ve bu suçtan ceza yemiş olanlar bile sırtlarında ruhsatlı silahlarıyla aramızda dolaşabilecekler.
Yani bir çocuğun veya bir kadının bunda sonra tecavüzcülerin saldırısından kurtulma imkanları sıfıra iniyor.
Hal böyleyken bizler suçlu arıyoruz...
Aramakla kalmıyoruz...
Bu yasayı gündeme getirenleri.
Bu utancı gizleyenleri yargılayacağımıza.
Bu rezaleti haber yapan, Gülden Aydın'ı suçlu ilan ediyoruz.
Ben burdan Gülden Aydın'ı kutluyorum.
Olay 15 gün boyunca bütün Siirt kamuoyunda konuşulmasına karşın,kimse oralı olmadı.
Haber yapılmadı.
Duyarlı bir kadın gazeteci, ta İstanbullardan kalkıp buralara kadar gelip,çocuklarımıza sahip çıktı.
Haber yaptı.
Konuyu Dünyanın gündemine soktu.
Soktuğu içinde hemen bir gün sonra iki zanlı açığa alındı.
Ama biz ne yaptık ?
Siirtlilere hakaret ediliyor yaygarası kopardık.
Haberi okudum,haberin hiç bir satırında tek bir hakaret cümlesi yoktu.
Gazeteci Aydın, çocuklarımıza tecavüz ettikleri iddia edilen şahısların kendi aralarında veya kendilerini koruyan erkeklerle tecavüz dayanışmasına girmiş olabileceklerini dile getirdi.
İddialara göre, eğer bu tecavüz olayı 2 yıldır varsa,gazetecinin yazdıklarında elbetteki haklılık payı vardır.
Gülden Aydın'a kızacağımıza,aynanın karşısına geçip kendimize bir bakalım.
Ve kendimizden utanalım...
Yine densizin biri, Siirtçe'nin sahibi olan sevgili Uğur Özne'nin konuya ilişkin mükemmel yazısına, yazdığı yorumda Gülden Aydın'a karşı takınılan tutumun aynısını sergilemiş.
Durup, dururken gocunanlarlara da şüpheyle bakılması gerekir.
Çocuklarımızı emanet ettiğimiz, eğitim kurumlarında bu tür rezaletler yaşanıyorsa...
Bu memlekette hırsıza, uğursuza, sapıklara silah ruhsatı verilecekse.
Kendimize sığınacak bir liman aramanın.
Bulmanın.
Zamanı geldi artık.
YORUM EKLEYorumlarınız bizim için değerlidir. Siz de bu yazı ile ilgili yorumunuzu yazın!
ARKADAŞINA GÖNDERYorumlarınız bizim için değerlidir. Siz de bu yazı ile ilgili yorumunuzu yazın!
Bu köse yazisi 904 defa okundu.