Haber
Gönder  Siirt Seçimleri
BEJAN MATUR AYKIRILIK VE KİRLENEN İMGELER / HASRET BİRSELTarih: 13.12.2007 Saat: 16:04
Misafir bildirdi: "

BEJAN MATUR AYKIRILIK VE KİRLENEN İMGELER / HASRET BİRSEL


Zaman gazetesinde çıkan yazılarını bazen okur, bu kız neden böyle yapıyor; bir insan bu kadar mı kendisine yabancılaşır diye düşünür; ama çok da önemsemem. Kürt, pazarı nasılsa çok geniş…

Herkes bir ucundan tutmuş çekiştiriyor, Bejan da çekiştirecek; bunda yadırganacak çok şey olmasına rağmen, öyle çok çekiştiren var ki Bejan’ı da onlardan biri sayıp geçiyordum. Artık geçmiyorum geçmemek lazım…

BEJAN MATUR AYKIRILIK VE KİRLENEN İMGELER / HASRET BİRSEL

Herkeste, bir aykırı olma hevesidir almış başını gidiyor; Allah aşkına nedir bu aykırı olmak, bir bileniniz var mı?

Taksim’de bir eve sahip olmak, şair olmak Kürt olmak, Alevi olmak ve Zaman gazetesinde bir köşe başı kapıp; Fetullah Gülen’den aylık almak, aykırılık için yeterli bir referans mıdır dersiniz?

Bence yeterli. Hatta doluya koysanız almayacak, boşa koysanız dolmayacak kadar çarpıcı, bir aykırılık bu.

Aykırılık, gerçekleri savunmak, bir çizgiye sahip olmak, kendin gibi olup toplumun ve sistemin söylediklerini omuz silkerek; geride bırakmak değil artık. Aykırılık ayağa düşmüş bir durumda; pantolonunun paçasına çengelli iğne takanda, saçını gök kuşağının renklerine boyayanda, fütursuzca Sağa sola küfür edende, dengeye oynayıp kendini pazarlayanda aykırı…

Benim en ideal aykırılarım, hala fahişeler, çingeneler ve şarapçılardır.

Diğerleri dünyanın sahnesinde aykırıcılık oynayan; maskelerini evlerinin kapılarını kapadıklarında önlerine koyup “ben neyim” diye durmadan düşünen; ama dikkatleri üzerine çekmek için o maskeden vazgeçemeyen şebeklerden başka bir şey değiller. Sözüm tam da meclisten içeridir; kim istiyorsa o üstüne alabilir.

Son yıllarda kendisini aykırı olarak lanse edenlerden biri ise, hukuk mezunu Kürt kadın şair Bejan Matur’dur.

Zaman gazetesinde çıkan yazılarını bazen okur, bu kız neden böyle yapıyor; bir insan bu kadar mı kendisine yabancılaşır diye düşünür; ama çok da önemsemem. Kürt, pazarı nasılsa çok geniş… Herkes bir ucundan tutmuş çekiştiriyor, Bejan da çekiştirecek; bunda yadırganacak çok şey olmasına rağmen, öyle çok çekiştiren var ki Bejan’ı da onlardan biri sayıp geçiyordum. Artık geçmiyorum geçmemek lazım…

Bejan Matur’u hiç tanımam ailesinden tanıdıklarım var. Kendisini şahsi olarak tanıma şansına erişmediğim için doğrusu bunu bir kayıp olarak görmüyor; hatta iyi ki de tanımıyorum diyorum. Sezar’ın hakkını Sezar’a vermek gerekirse, her şiir sohbetinde bana göre diye başlarım Kürtlerde ve Türklerde bu güne kadar çıkmış en iyi kadın şair der, sevdiğim bazı şiirlerini örneklerim.

Şairler aykırıdır. Yazan insanların bazıları gerçekten aykırıdır; benim aykırı şairim: Sylvia Plath’tır . Benim aykırı kadınım, Virginia woolf’tur, Edith Piaftır, benim aykırı Kürt kadınım Ayşe Şan’dır; Taksimin hiç yabancı olmadığı yüzü travesti Esmeray’dır, köşelerde bucaklarda unutulmuş; ama gerçek anlamıyla aykırı olan güzel kadın Aygül’dür… namı diğer Cano Ana .

İnsan yaptıkları ile örtüşmeli diye düşünüyorum. Aykırı kızımız Bejan Matur’un kalemine diyeceğim yok, kelimelerle iyi dans ediyor. Kelimeyi ve imgeyi tam yüreğinden sobeliyor. Önceleri onun yazdıkları ile örtüştüğünü düşünürdüm. Hani hepimizin şair imgesi vardır; duygusal, asi, onun bunun ipine sapına gelmeyen, toplumun ve aşkın nabzını tutan; ama topluma uymayan; aşkta hep yürek yangınları yaşayan. Aykırı kızımız Bejan, bunların hiç biriyle örtüşmüyor, en azından benim şair imgeme hiç mi hiç uymuyor.

İlk kitabını okuyanlar bilir; dağda olan yakın akrabasının ölümünden etkilenip yazdığı şiirlerdeki temaların kimlik sorunu üzerine olduğunu. Ve diğer üç kitabı da kelimelerin gerçek anlamıyla buz üzerinde yaptığı patinajlardan oluşuyor.

Kalem böyle olunca insan Bejan’ı, aşırı sağcı Zaman gazetesinde görünce, yazık çok yazık diyor. Evet, yazık çok yazık.

Son yazısında DTP ye acımasızca saldırmış, aslını ararsanız hukukçu olmasının ve kalemi iyi oynatmasının avantajını kullanarak; çok iyi bir kurgu ve mantıkla kaleme almış yazsını. Ben DTP’nin sözcüsü ve avukatı değilim, insanlar beğenmediklerini elbette eleştirebilirler. Ama kendisini çok üstte gören o ince üslubu ne zamandır sinirime dokunuyor. Kitabının İngilizceye çevrilmiş olması sanki ona kendisini herkesin üstünde görme hakkı veriyor gibi bir havaya girmiş. Bilse kimler geldi, kimler geçti bu yazı kervanından ve kimler unutulmanın çöplüğünde yok olup gitti.

Hani bu aykırı kızımız Can baba gibi yapsa; Taksim’in orta yerine sıçsa, ona söyleyecek söz bulamayacak başım gözüm üstüne diyeceğim; ama aykırı kızımız, kaptığı köşede sırtını milliyetçilere dayamış; durmadan atıyor tutuyor. Kimsede kızım sen şairsin ya şiirini yaz, ya da politikaya soyunuyorsan adam gibi politika yap demeyecek sanıyor.

Kürtlerde, yükselen milliyetçilikten rahatsız; ama kendisi Zaman gazetesinde yazan Bejan’ımız, Leyla Zana’nın başındaki örtüyü atarak akan kanı durdurmasını talep ediyor.

Bilirsiniz Kütlerde kavga anında kadının örtüsünü yere atması çok eski bir gelenektir. Bunu birkaç yazımda dile getirmiştim. Bence o köşede durup Kürtlere siz şunu yapın, bunu yapın, şu yaptığınız yanlış, bu yaptığınız haksız diye ahkâm keseceğine akıl verip duracağına; Bejan, da her Kürt kadını gibi örtüsünü yere atabilir; kavgayı O da durdurabilir. Başkasından beklemekten daha güzeldir bu; yoksa sadece konuşmak, köşe başında durmak yetiyor mu ona.

Kürtlerde bir şansızlık mıdır bu; devlet ne zaman Kürtleri iradesiz bırakmak için dört bir yandan saldırsa, kendilerin Kürt kökenli aydınlar, şairler ve yazarlar diyen birileri ortaya çıkıp, en acımasız şekilde bu saldırıda aktif rol oynuyor.

Demokrat, aydın ve aykırı olmak DTP’yi basiretsizlikle eleştirmekten geçiyorsa, hadi durmayın hepiniz oturduğunuz köşelerden eleştirin. AKP’nin ne kadar demokrat olduğunu yazmayı unutmayın; sürekli birileriyle bir yerlerle dirsek temasında da kalın; aman ha bu sizin olmazsa olmazınızdır. Bunu yaparsanız daha çok aydın daha çok aykırı olursunuz.

Annesi bir şaman babasını sıradan ama koyu bir CHP’li olarak nitelendiren kızımız Aleviliği klasik anlamıyla hiç yaşamadığını, demokrat bir ailede yetiştiğine vurgu yaparak biraz daha köşesini sağlamlaştırırken; klasik alevi ailelerde saz çalınır cem tutulur biz bunların hiç birini yapmadık derken sanki övünüyor. Oysa Maturlar’dan, saz çalıp söyleyenler olduğunu Avrupa’da yaşayan çok kişi bilir; hatta yaşamayanlarda bilir Roj tv yi izleyenler hemen hatırlayacaktır.

Şairin şiiriyle örtüştüğü bir yazım dünyasında, kirlenmemiş bir yüreğin dizelerinde buluşmak istemi çok şey olmasa gerek.

Bütün tanrılara, imgelere şükürler olsun ki aykırı bir yazar değilim.

hasretbirsel@hotmail.fr
aktüelbakış"

www.Siirtce.Net te yayınlanan haberlerin her türlü yasal sorumluluğu kaynak alınan adrese aittir.
Yazılan yorumlarda ise sorumluluk yorumlayan şahısa aittir.
Lütfen siz de yorum yaparken ahlak kurallarına uyunuz ve legal siyasetin dışına çıkmayın...
Üç Dilli Kentin Özgür Sesi Siirtçe Yönetimi
"BEJAN MATUR AYKIRILIK VE KİRLENEN İMGELER / HASRET BİRSEL" | Hesap Aç/Yarat | 4 yorum
Yorumlar yazarlarına aittir. İçeriklerinden biz sorumlu tutulamayız.

  Re: BEJAN MATUR AYKIRILIK VE KİRLENEN İMGELER / HASRET BİRSEL (serhadeboti)           15.12.2007 Saat: 18:27
BEJAN MATUR DA MEHMET METİNERİN YOLLUNDA HILZ İLERLİYOR.

ONUN GİBİ POPÜLER OLMAK İÇİN HER ŞEYİ YAPIYOR.

TC MEDYADYASININ BİR KÜRDÜ MEDYA KULLANAMSININ TEK BİR NEDENİ VAR O DA KARDEŞLERİNİ VE HALKIN KARALIYORSA YER VERİYOR.

BEJAN MAJUR BİR İKİ YAZISINI OKUMUŞTUM İNTERNETTEN. GAZİ NOTLARI VARDI GÜNEY KURDİSYAN'LA İLGİLİ ORDA DİYORDU Kİ BUNLAR TC'YE GÖRE ÇOK GERİ KALMIŞLAR.

AMA DİĞER TARAFTAN TÜRK MEDYASINDA TARAFSIZ OLDUĞUNU DÜŞÜNDÜĞÜMÜZ BİR KAÇ İNSANIN YAZILARINI OKUYORUZ ORDAKİ YAPI İLE ÖVMEKLE BİTİREMİYORLAR.
ORANIN DÖRT DÖRTLÜK OLMADIĞINI BİLİYORUZ AMA BİR 5 YIL ÖNCESİ İLE KARŞILAŞTIRINCA DE ONLARIN NE KADAR İLERLEDİKLERİNİ DE GÖRMEMEZLİKTEN GELEMEYİZ.

BEJAN HANIMDA FETOŞUN ÖÜRİDİ OLUP ÇIKMIŞ.
BAKSNAIZA ALEVİLİĞİ YAŞAMADIĞINI BALALNDIRA BALANDIRA ANLATIYOR.
BİZİM KÜRTLEİRN BAZILARINDA MALESEF BU TC MEDYASINA KENDİLERİ KABUL ETMEK İÇİN ONURLARINDAN VAZGEÇİYORLAR.

YILMAZ ERDOĞAN, MUSTAFA ERDOĞAN, MEHMET METİNER, ALTAN TAN, ÜMİT FIRAT, BEJAN MAJUR... GİBİLERİ MEDYADA KENDİLERİNE YER VERİLMELERİNİ SAĞLAMAK İÇİN ONURLARINDAN VAZGEÇİYORLAR MALESEF.

BU ÜLKEDE EN BÜYÜK FAŞİ,STLİĞİ STV VE ZAMAN GAZETESİNİ YAPTIĞINI HERKES BİLİYOR.
AMA BEJAN MAHUR HANIM KIZIMIZ HERGÜN HALKINI KARALAYAN, KÜÇÜK DÜŞÜREN VE DİN İMAN İLE UYUTMAYA ÇALIŞAN FETOŞ BEYİN MÜRİDİ OLMAYA KARAR VERMİŞ.

YAZIKLAR OLSUN. HALKINI SATAN BİRİ ONUR DİYE BİR ŞEYİ GÖZDEN ÇIKARMIŞTIR DEMEKTİR.
VARSA YOKSA PARA.

[ Cevap Ver ]


  Hasan Görgü (Misafir)           10.10.2008 Saat: 10:46
GÖT ALİŞMİŞ BİR KERA Bir kahvada oturiyik pişpirik oyniyirik İki kelam laf ediyik zeman tüketiyirik Ağa geliyimiş beyler goşup habar veriler Uy babo ne yapacayık eyağa galk deyiler Ağa mağa dinlemiyem otiriyem yerima Çok galkdık biz zemaninda ne geçti ki elima Girdi kahvadan içeri herkes eyağa galkti Yanimdan geçiyir iken ters ters yuzüma bakti Ben gena galkmadim emma bacağim dinlamadi Gıçim yerindan oynadi tutti eyağa galkti Ne desak boşuna babo otirmaz oldik yera Biz galkmiyirik desek da göt alişmiş bir kera Şair Hasan Görgü

[ Cevap Ver ]

 
Ortalama Puan: 5
Toplam Oy: 7


Lütfen bu haberi puanlamak için bir saniyenizi ayırın:

Mükemmel
Çok İyi
İyi
İdare Eder
Kötü

www.Siirtçe.net İstatistikleri | PHP-Nuke | Google | Alexa | Dmoz |